kadıköy alkım’ı hatırlatan yazar. ne alaka bilmiyorum paul auster ve george orwell da aynı etkiyi bırakıyor. paul auster pek sevmem gerçi, havaalanı kitabı kategorisinde. hermann hesse de bana kanepemi hatırlatır. zweig da yatağımı.

Advertisements

herkesin ruhu kendinindir. kimse ruhunu başka bir ruhla karıştıramaz. iki kişi buluşabilir, birbirleriyle konuşabilir, beraber olabilir ama ruhları çiçekler gibidir; her biri kendi bulduğu yere kök salmıştır. hiçbiri öbürüne varamaz, varmak isterse kökünden kopması gerekir, bunu da yapamaz. çiçekler kokularını ve tohumlarını çevreye saçarlar, çünkü birbirlerine ulaşmak isterler; ama bir tohumun konması gereken yere varması için çiçek bir şey yapamaz, bu rüzgarın işidir. o nasıl isterse, nerden isterse öylece gelir, eser, gider.

hermann hesse in bir kitabı..
“savaşları karıncalar da yapar,devletleri arılar da kurar,servet ve zenginliğe hamsterlarda da rastlanır.ama senin ruhunun izleyeceği yol başkadır,ruhunun hakkı yendi de onun zarar görmesi pahasına başarılara kavuşacak oldun mu,mutluluk çiçeklerini asla koklayamazsın.çünkü “mutluluk” denen şeyi ancak ruh duyumsayabilir,ne akıl,ne karın,ne kafa ne de para cüzdanı…”

sorun neydi biliyor musun ?
senin cesaretsizliğin 
korkaklığın
kararsızlığın
hiç bir şeyi bilmemen
konuşmaman
benim aceleciliğim
açlığım
yaşam tarzım
kendim
içimdekiler 
aklımdakiler

bir gün bütün hastalıklarımı bırakıp kendimi ifşa edecek miyim kendime ? 
ya da ettim mi ?
deli diyecekler bana çok da sikimdeydi

burası bir dünya sahibinin herkes olduğu herkesin katkısı olduğu kocaman bir dünya 

erkan Ercan Sevgili tırmanıcı arkadaşlar , siz hala tırmanışın ne gerektirdiğini çözemediniz galiba ? Güç , kuvvet dediğin unsurlar o kadar çok sayıda tırmanıcıda varki , biraz gözünüzü açıp dışarıya baksanız, tırmanıştan soğursunuz, malesef Türkiye’de her horoz kendi çöplüğünde öter mantığı hala devam ediyor ! Bir tırmanıcıyı kaç barfix çekebildiği ile değerlendiren , spor akademisi sınavı kriterleri hesabı aciz test unsurlarını kenara bırakın ! Spor tırmanış çok kapsamlı ve detaylı egzersiz yelpazesi olan ve bir okadarda pratik beceri ve zeka isteyen bir spordur ! İlkel ünvanlar bu sporun bir parçası olmamalıdır ! Ülkemizde hala yavaş gelişen bu spor branşında , tabikide boşlukları doldurmanın peşinde olanlar olacaktır , boşluklar malesef ytong malzemesiyle dolmaz , tırmanıcılar 8c+\9a spor rotalarla 8b boulder problemlerini on-sigh ve flash tırmanabiliyorlar ! Şimdi Türkiye’nin en iyi tırmanıcıları sizin sıkalanız nedir ? Bu merdivenin neresinde! Malesef ülkemizdeki yarışmalar şaka gibi , koka kola kupası , gazoz kapağı turnuvası , tek sıkımlık diş macunu tadında, sporu icra edene kendini hep geliştirmeye çalışana saygım sonsuzdur , çünkü karşılığı küçük mutluluklarda saklı faturası ağır bir emektir ülkemizdeki spor tırmanış ! Herkesi bir an için düşünmeye davet ediyorum , eğer bu yolda ilerlemek istiyorsak ihtiyacımız olan dünyada bu spor hangi seviyededir ve ben bunun neresindeyimdir sorusu , kendinize dürüst olursanız , bir adım ilerinin kapısı aralınacaktır ! Ama hala dublörlük peşinde olunursa hiçbir zaman tırmanıştan ki ihtiyacınız olan kendi benliğinizi bulamazsınız! Sorusu , cevabı olan yazsın hele gardaş ……